BİZİ TAKİP EDİN
Haberler 11 ARALIK 2017 / 16:21

Orada bir fuar var uzakta - Rukiye Şahin (TKitap)

...

11-15 Ekim tarihleri arasında gerçekleşecek Frankfurt Kitap Fuarı’na çok az kaldı. Yayıncılar hazırlıklarını tamamlayıp fuarı beklemeye başladılar bile. Yani fuara heyecanla hazırlanan editörlerin, yeni kitaplar çıkarmak için yerinde duramayan editörlere dönüştüğü o bol motivasyonlu zamanlar geldi çattı. Fuara ilk defa katılacaklar için heyecan pek tabii ki daha büyük. Bunu öngören YATEDAM (Uluslararası Yayıncılık Telif ve Danışmanlık Merkezi), Frankfurt Kitap Fuarı öncesinde orta ve küçük ölçekli yayıncılara yönelik kısmen fuara hazırlık niteliği taşıyan bir eğitim serisi başlatmıştı. 13 Eylül’de Richmond Otel’de serinin ikinci eğitiminin düzenlendiği oturumun üst başlığı “Yayıncılık Alanında Dünya Pazarlarını Tanıma”ydı. Konuşmacılar arasında Cüneyt Dalgakıran, Mehmet Demirtaş, Melike Günyüz ve Kalem Ajans temsilcilerinin yer aldığı oturumda dinleyicilerin de söz almasıyla interaktif bir ortam oluştu. Öncelikle dünya üzerinde yayıncılar için önemli olan büyük pazarlardan ve bu pazarlarda yer bulabilme ihtimalimizden bahsedildi. Konuşmacılar, pazarlara yönelik düşüncelerini dile getirirken kendi fuar deneyimlerini de aktararak istatiksel yönüyle konuşulan meselelere birinci ağızdan örnekler verdiler. Telif hakları alışverişinde iş ilişkilerinin yanında kişisel muhabbetlerin de çok kıymetli olduğunun altı pek çok defa çizildi.

Dünya pazarları hakkında konuşulurken Çin örneği üzerinden farklı bakış açılarını dinlemek, kişilerin deneyimlerinden yola çıkarak ne kadar öznel yargılara varılabileceklerine güzel bir örnek oldu. Bununla birlikte hemen hemen her konuşmacının Latin pazarı hakkında söyledikleri benzerdi: “Ortak bir paydamız, kültürel, siyasi ya da tarihi bir bağ olmadığı zaman yayıncılıkta iş yapmak pek mümkün olmuyor.” Ardından bu yılki Tüyap Kitap Fuarı’nın onur konuğu Kore ile tarihi bir bağımız olduğu ve bu yüzden yurtdışı fuarlarını konuşurken İstanbul’da gerçekleşecek etkinlikler ve buluşmaları da değerlendirmemiz gerektiği vurgulandı.

Eğitim, Frankfurt Kitap Fuarı’na hazırlık niteliği taşıdığı için “Fuara gitmeden önce nelere dikkat edilmeli?” sorusu üzerinden hatırlatmalar yapıldı. İlk etapta teşvik ödemelerinden bahsedilerek daha az masrafla yurtdışında daha fazla etkin olmanın yollarına değinildi. Bunun en önemli örneklerinden biri olan pazar araştırmaları teşvik ödemeleri üzerine de bilgilendirme yapıldı. Bir diğer önemli ayrıntılar; katalogların basılı halde hazır bulunması, mümkünse satışa sunulan kitaplardan örnek okuma parçaların İngilizceye çevrilmesiydi. Bu noktada İngilizcenin her yerde kabul gördüğünü ve bu yüzden gidilen ülkeye göre farklı dil seçeneklerine ihtiyaç olmadığı da belirtildi.

Türkiye yayıncılığında hızla büyüyen bir piyasaya sahibiz. Bununla beraber Tanzimat’la birlikte Batı’dan çevirdiğimiz kitaplar konusunda da iyi iş çıkardık. Fakat diğer dünya dilleriyle tanışıklığımız çok uzak bir geçmişe dayanmıyor.

Proje Koordinatörü Mehmet Demirtaş bu konu hakkında konuşurken Türkiye’nin telif hakları ajanslarının geçmişine değindi. Hâlâ bu konuda geride olduğumuzu ve bu yüzden yayıncıların tüm işi ajanslara bırakmayarak kitaplarının yurtdışında yer bulabilmeleri için çok çalışmaya devam etmeleri gerektiğinin altını çizdi.


Yazının tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.